Ozel Ders BU « Son Mesajlar
|
1
: Temmuz 09, 2010, 11:23:22 ÖÖ
|
||
| Başlatan Admin - Son mesaj Gönderen: Admin | ||
|
Seviye Belirleme Sınavı (SBS) İlköğretim 8’nci sınıf sonuçları dün açıklandı. İlk kez bir sınavda 1544 öğrenci bütün soruları doğru cevapladı, 500 tam puan aldı. Sınav sonuçlarını aşagıdaki linkten öğrenebilirsiniz.. http://www.meb.gov.tr/sinavlar/sorgu/oks/SBS_2010_Sonuc_8Sinif_wsx2/Ook_Frm_SS_2010.asp Özel okullar bu yıl SBS puanına göre öğrenci alacak. Yani okul notları, bu okullara girişte kullanılmayacak. Bu da ortalığı karıştırdı. Akla hemen şu geldi; tam puan yapan 1544 öğrencinin tamamı, Türkiye’nin en yüksek puanlı özel okulu Amerikan Robert Lisesi’ne girmek istese neye göre elenecek? Şanslı 252 öğrenci Sınav Yönetmeliği’nde eleme şöyle yapılıyor. Önce 8’inci sınıftaki Türkçe puanına, ardından sırayla Matematik, Fen, Sosyal ve İngilizce puanlarına bakılıyor. Bu puanlar da eşitse 8’inci sınıf ortalamasına, daha sonra 7 ve 6’ncı sınıf ortalamalarına bakılıyor. Eşitlik bozulmamışsa yaşça en küçüğe öncelik tanınıyor. Fakat Türkiye’nin bu gözde okulunun kontenjanı sınırlı. 110 kız, 110 erkek alıyor. İl dışından da 14’ü kız, 18’i erkek olmak üzere toplam 32 öğrenciyi yatılı olarak kabul edebiliyor. Puanlar yükselecek İstanbul’dan 340 öğrenci bütün sınav sorularını yanıtladı. Bu durumda hem okulların puanları artacak, hem de daha önce 4-5 yanlışla İstanbul’un seçkin Anadolu Liseleri’ne yerleşen öğrenciler, artık zorluk yaşayacak. Bu konudaki tepkiler şöyle: Keşke sınav seçici olsaydı Güler Kamer (Amerikan Robert Lisesi Türk Müdürü) İnanamıyorum. Doğru sistem olmadığını düşünüyorum. Çaresizlikte başvurabileceğimiz seçici olmayan bir sınavın ayrıştırmasını nasıl yapacığız? Biz şeffaflıktan yanayız. İlan ettiğimiz dışında başka kriter koymayacağız. Lütfen hiçbir çocuk mutsuz olmasın. Bu sınav aslında sistemin 360 derecelik değerlendirilmesinin sonucu. Keşke bizim geçen yıl yaptığımız gibi sınav seçici olsaydı. 9 Temmuz 2010 Hürriyet |
||
|
2
: Haziran 27, 2010, 01:35:29 ÖÖ
|
||
| Başlatan Admin - Son mesaj Gönderen: Admin | ||
|
84.000 öğretmen ve okul yöneticisi geçen hafta sınava girdi. Öğretmenlerden, öğrencilere sorulan test sorularına cevap vermeleri istendi. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, sonuçlar düşündürücü: Öğretmenlerin yüzde 80’i ortalamayı tutturamadı.
Özellikle fen dallarında sonuç çok kötü. Öğretmenlerin yüzde 71’i fizik, yüzde 84’ü matematik, yüzde 86’sı da biyolojiden geçer not alamadı. Bilgisayar dersinde rekor kırıldı: Öğretmenlerin sadece yüzde 12’si 10 üzerinden 5 alabildi. Hemen ilave edelim: Söz konusu ülke Tayland. Bu Güneydoğu Asya ülkesinde eğitim sisteminin kalitesiz ve yetersiz olduğu biliniyordu ama Bakanlık bu kadar kötü bir sonuç beklemediklerini açıkladı. Türkiye’de böyle bir sınav yapılsa, acaba sonuç ne olurdu? www.yenibiris.com |
||
|
3
: Mayıs 19, 2010, 09:03:10 ÖS
|
||
| Başlatan Admin - Son mesaj Gönderen: Admin | ||
|
11 Nisan 2010'da ÖSYM'nin yaptığı YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) 30 Nisan 2010'da açıklandı.
ADAYLARDAN 14 BİN 156'SININ PUANI HESAPLANAMADI Yükseköğretim Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarına göre, sınavda 180 ve üzeri puan alan 1 milyon 233 bin 580 kişi ikinci aşama sınav olan Lisans Yerleştirme Sınavı'na (LYS) girmeye hak kazandı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, YGS sonuçlarıyla ilgili bilgi vermek için YÖK'te basın toplantısı düzenledi. Prof. Dr. Yarımağan'ın verdiği bilgilere göre, ÖSYS'ye 1 milyon 587 bin 990 aday başvururken, bunlardan 75 bin 471'i sınavsız geçiş başvurusu yaptı. YGS'ye giren 1 milyon 487 bin 626 adaydan 133'ünün sınavı değişik nedenlerle iptal edilirken, sınavı geçerli sayılan aday sayısı ise 1 milyon 487 bin 493 olarak tespit edildi. 1 milyon 473 bin 337 adayın sınavda puanı hesaplanırken, 14 bin 156 adayın puanı hesaplanamadı. Sınavda 70 bin 248 aday 140 puanın altında kaldı, 169 bin 509 aday 140-180 arasında puan aldı. 180'in üzerinde puan alan aday sayısı 1 milyon 233 bin 580 oldu. Bu adaylar ikinci aşama sınav olan LYS'ye girmeye hak kazandı. Sınavda adaylardan toplam 1 milyon 403 bin 89'u ise bir yükseköğretim programına yerleşmek için tercih hakkı kazandı. Sınavda 69 kopya tespit edildi. YGS'de Konya Meram Fen Lisesinden Ayşenur Şam ve İstanbul Özel Üsküdar Fen Lisesinden Günay Yolcu 498.761 puanla birinciliği paylaştı. İstanbul Özel Çağ Fatih Fen Lisesinden Furkan Çağrı Top 498.409 puanla üçüncü oldu. YGS'DE EN BAŞARILI İL YALOVA OLDU Yükseköğretime Geçiş Sınavında (YGS) Konya Meram Fen Lisesinden Ayşenur Şam ve İstanbul Özel Üsküdar Fen Lisesinden Günay Yolcu birinciliği paylaştı. YGS sonuçlarına ilişkin bilgi vermek amacıyla YÖK'te basın toplantısı düzenleyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, sınavda dereceye girenleri açıkladı. Yarımağan'ın verdiği bilgiye göre, Konya Meram Fen Lisesinden Ayşenur Şam ve İstanbul Özel Üsküdar Fen Lisesinden Günay Yolcu 498.761 puanla birinciliği paylaştı. Sınavda İstanbul Özel Çağ Fatih Fen Lisesi'nden Furkan Çağrı Top üçüncü, Adana Fen Lisesi'nden Kemal Sarı dördüncü, İzmir Fen Lisesi'nden Arman Özdemir beşinci, Konya Meram Fen Lisesi'nden Mehmet Nuri Akıncı altıncı, Konya Meram Fen Lisesi'nden Bekir Tok yedinci, Ankara Fen Lisesi'nden Kamil Çalışkan sekizinci, Konya Özel Diltaş Anadolu Lisesi'nden Ceren Uluer dokuzuncu, Ankara Özel Samanyolu Fen Lisesi'nden Mücahit Yıldız onuncu oldu. Sınavda tüm puan türlerinin ortalamasına göre en başarılı il Yalova oldu. Yalova'yı Kayseri, Aydın, Karaman, Denizli izledi. Adaylar sınav sonuçlarını saat 10.30'dan itibaren ÖSYM'nin ''http://ygs.osym.gov.tr'' ve ''http://ygs2010.osym.gov.tr'' internet adreslerinden öğrenebilecek. |
||
|
4
: Mayıs 19, 2010, 12:04:59 ÖS
|
||
| Başlatan Admin - Son mesaj Gönderen: Admin | ||
|
Soruların çözümleri pdf formatında aşağıdaki linktedir.
http://www.ozeldersbu.com/2010Fizik_olimpiyatlari.pdf Açılması için biraz bekleyiniz.. |
||
|
5
: Mayıs 05, 2010, 08:24:16 ÖS
|
||
| Başlatan Ramazan - Son mesaj Gönderen: Ramazan | ||
|
KUpayı fenerbahçenin kaybetmesi üzerine internette dönen geyiklerin bir kısmı:) -Fenerbahçe'nin 1983'de aldığı kupa çok değerli, çünkü şu an ANTİKA... -Fenerbahçe Türkiye Kupası'nın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuracak... -Fenerbahçeli genç taraftarların en cok kullandıkları cümle nedir? Bana Türkiye Kupası'nı anlatsana dede... -Türkiye Kupası'nı kazandıklarını görmüş iki Fenerli yan yana gelince ne yapılır? Aralarına girip dilek tutulur,fotoğraf çektirilir. -Fenerbahçelilerin çoğu neden Türkiye Kupası'nın rengini gri olarak hatırlıyor? Çünkü kupayı en son kazandıklarında televizyonlar siyah beyazdı... -Fenerbahçelilerin bir kısmı Türkiye Kupası'na inanmıyor, neden? Bazıları görmedikleri şeye inanmaz... -Arşimet bugün yaşasaydı neyi bulamazdı? Fenerbahçe'nin Türkiye Kupası'nı kaldırma kuvvetini... -Fenerbahçe'nin Türkiye Kupası'nı kazanması en çok hangi kitapta geçer? Rüya tabirleri kitabında... -Fenerbahçe Türkiye Kupasını kazandıktan sonra ne yapar? Playstation'ı kapatır ve yatar. |
||
|
6
: Mayıs 04, 2010, 01:09:41 ÖÖ
|
||
| Başlatan Admin - Son mesaj Gönderen: Admin | ||
|
Beş yaşında idim.
Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü .. Babaannem eğildi,aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu. Çocukluk işte, -Aman babaanne dedim. - Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi? Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu. -Sen oturduğun yerden ahkam kesiyorsun, 'dedi. - Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun? ' Utancımdan kıpkırmızı Olmuştum. Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde Öğrenciyim. Alain'in proposlarini Okuyorum .. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım. Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu .. Ilave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu .. On dokuz yıl evveldi. Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin, Traş olmak için lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm. 'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı olun 'diyordu. Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir .. Birçok eşya üzerinde 'İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı. İşte o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu. İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar, Televizyonlar bir haberi duyurur. 'Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz, kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, Kağıt, ambalaj, kutu varsa, Velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun. İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun. " Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş, hayatın manasını anlayamamış, Zavallı kimselerdir .. Böyleleriyle; evini Mezat salonuna çevirmiş Zavallı, diye eğlenirler. Bir insanin gösteriş için Eşyanın esiri olması ne kadar acıdır. Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı Meclisi toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve; -Şu andan itibaren der, -Tanrı Şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim. Dediklerini yapar, en Ustten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder .. Bu durumun Toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok. Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak ... * Gerekmediği halde ELEKTRİĞİ yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta, gece Çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz Kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz? * Hayat çok ince, akıl almaz incelikte ipliklerle örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, Ilk okul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım. Bir Mıh bir nali kurtarır. Bir nal bir atı, bir at bir komutanı, Bir komutan bir orduyu, Bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu .. Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız. Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır. |
||
|
7
: Nisan 29, 2010, 03:59:53 ÖS
|
||
| Başlatan Admin - Son mesaj Gönderen: zeynep | ||
|
Polis gece yarısı bir vatandaşın evini basmış. Ve hemen hakim karşısına çıkarmış. Adam şaşkın. Hakim sormuş. - Bir diyeceğiniz var mı? - Hakim Bey beni buraya niye getirdiler bilmiyorum. Hakim dosyaya bakmış. Gözlüklerinin üzerinden vatandaşa doğru şöyle demiş: - Siz uluslararası bir kaçakçılık yapmışsınız. Suçunuz bu. Adam büyük bir şaşkınlıkla şu cevabı vermiş: - Hakim Bey benim uluslararası nasıl bir işim olabilir. Ben Fenerbahçeliyim. Bu fikra sanirim yeterli degil mi? ![]() dilll daha fazla delil olması lazım ![]() |
||
|
8
: Nisan 29, 2010, 03:58:04 ÖS
|
||
| Başlatan yunus - Son mesaj Gönderen: zeynep | ||
![]() |
||
|
9
: Nisan 26, 2010, 09:31:42 ÖS
|
||
| Başlatan Admin - Son mesaj Gönderen: Admin | ||
|
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 11 Nisanda gerçekleştirilen Yüksek Öğretime Geçiş Sınavının (YGS) matematik testindeki bir sorusunun iptal edildiğini bildirdi. Prof. Dr. Yarımağan, yaptığı açıklamada, sınavın ardından basında “temel matematik testinin 20. sorusunun çift cevaplı olduğu” yönündeki haberler üzerine uzmanların inceleme yaptıklarını anlattı. Yarımağan, inceleme sonucunda söz konusu sorunun iptal edildiğini, sınavın diğer sorular üzerinden değerlendirileceğini kaydetti. YGS'nin ardından bir çok dershane, temel matematik testinin 20. sorusunda 2 doğru şık bulunduğunu ve sorunun iptal edilmesi gerektiğini belirtmişti. İşte o yanlış soru: İki basamaklı bir AB sayısı asal olduğundan BA sayısı da asalsa AB'ye simetrik asal denir. Bir AB asal sayısı için A.B çarpımı aşağıdakilerden hangisi olamaz? A) 7 B) 9 C) 15 D) 21 E) 63 CEVAP: B seçeneğinde cevap 9 olup 9’un çarpanları 1 ve 9’dur veya 3 ve 3’tür. 3 ve 3 olamaz çünkü 33 asal sayı değildir. 1 ve 9 alındığında 19 asal sayıdır. Halbuki 91 asal sayı değildir. Çünkü 91 sayısı 7 ve 13 sayılarının çarpımıdır. Bu nedenle 19 simetrik bir sayı değildir. C seçeneğinde de cevabın 15 olduğu belirtiliyor. 15’in çarpanları 3 ve 5’tir. 53 sayısı asal ama 35 sayısı asal değildir. Dolayısıyla 53 sayısı da simetrik bir asal sayı değildir. Soru cümlesine göre 15 de olamaz. Soruda ’hangisi olamaz’ denildiğine göre B ve C denilebilir. Dolayısıyla soru cümlesini karşılayan 2 doğru cevap vardır. Yani bu soru 2 doğru cevaplı bir sorudur. 26 Nisan 2010 Hürriyet Gazetesi |
||
|
10
: Nisan 26, 2010, 12:17:01 ÖÖ
|
||
| Başlatan syaprak - Son mesaj Gönderen: Ramazan | ||
|
Hocam eline sağlık çok güzel bir çalışma olmuş.
LYS sonrası çözüm videolarını da çekip koymanı bekliyoruz bu çözümlerin.. ![]() |
||




